16. August 2014

»Kürtlerin silahlandirilmasi« degil, Rojava’nin taninmasi ve PKK yasaginin kaldirilmasi gerekmektedir! ID destekleyen devletlere hemen yaptirimlar uygulanmalidir!

„Türkiye’de demokrasi, Kürdistan’da baris“ Federal Çalisma Grubu


»Kürtlerin silahlandirilmasi« degil, Rojava’nin taninmasi ve PKK yasaginin kaldirilmasi gerekmektedir! ID destekleyen devletlere hemen yaptirimlar uygulanmalidir!

15.08.2014

Kürt Êzîdilerinin terör örgütü Islam Devleti (ID, önceden ISID) tarafindan soykirimla tehdit edilmelerine ve Suriye, Irak ve Kürdistan’daki Hiristiyanlar, Siiler ve diger Kürtler katliam ve zorunlu yerinden edilme tehdidi ile karsi karsiya olmalarina ragmen, güncel tartismalarda talep edilen »Irak Kürtlerine« silah gönderilmesini reddediyoruz. Çogumuzun Kürt kökenli göçmenler olmasina ve kisisel baglantimiz olmasina ragmen, bu bizim ortak pozisyonumuzdur.

 

 Antimilitaristler ve DIE LINKE hakli olarak silah gönderilmesinin ihtilaf çözücü bir adim olmadigini savunuyorlar. Bir kere bölgedeki tüm ülkeler bu silahlari ezilen halklara ve muhalefete karsi kullanmaktadirlar. Ayni sekilde ihraç edilen silahlar, yillar önce Suriye’ye gönderilen ve bugün ID tarafindan Kürtlere ve digerlerine karsi kullanilan Milan Roketlerinde oldugu gibi, baskalarinin eline geçebilmektedirler. Diger taraftan Almanya’nin, AB’nin, ABD’nin, Rusya’nin ve diger büyük güçlerin dis politikalari demokratik degerlere ve insan haklarina göre yönlenmedikleri, aksine iktisadi ve siyasi çikarlari takip ettikleri için. Batinin Kuzey Irak’taki Kürdistan Bölge Yönetiminin Pesmergelerine göndermek istedigi silahlari bu baglamda degerlendirmekteyiz. Buna karsin asil ivedi olan Êzîdiler, Hiristiyanlar, Sii Türkmenler ve tüm diger mülteciler için uluslararasi toplumun insani yardimlarinin yogunlastirilmasi ve bütün Kürt aktörler ile iliskiye geçilmesidir. Türkiye ve Rojava arasindaki sinirin mülteciler ile savunma güçlerine açilmasi ve ID için nihayet kapatilmasi bu talepler arasindadir.

»Batinin partnerleri« Suudi Arabistan ve Katar belkide dünyanin en tehlikeli terör örgütü olan ID’yi Suriye’deki iç savasta silahlandirmaktadirlar, ki bu NATO üyesi Türkiye’nin destegi olmaksizin olanaksizdi. Türk hükümeti sinirlarini para ve silah tedariki için açmakta, uluslararasi ID savasçilarinin özel kamplarda egitimini olanakli kilmakta ve onlari Türk hastahanelerinde tedavi ettirmektedir. Ancak AB devletlerinin ve ABD’nin hükümetleri müttefikleri ve ortaklarinin bu tavrina karsi suskunluk içerisindedirler. ID Suriye savasinda güçlenmesiyle simdi Irak’ta farkli bölgeleri eline geçirebilmis ve terör rejimini yayginlastirabilmistir. Batili devletler neden suskunluk içerisindedirler? Tabii ki söz konusu olan bölgenin kontrolü ve Suriye’nin Kuzeyindeki kurtarilmis olan üç, çogunlukla Kürtlerin yasadigi bölgelerin yok edilmesidir. Rojava’da gayet iyi isleyen (Êzîdiler dahil) Kürtlerin, Asuri-Süryanilerin, Ermenilerin, Araplarin ve digerlerinin özerk yönetim kurduklari demokratik bir model bulunmaktadir; Esad rejimine ve milliyetçi-isdlamist muhalefete alternatif olarak. Su çok açiktir: Demokratik alternatiften ve böylelikle Ortadogu’da gerçek bir perspektiften korku bütün gericileri, diktatörlükleri ve bölge ile dünyadaki sözde demokrasileri birlestirmektedir.

IS bölgeyi fethetmeye basladiginda özellikle Rojava’daki Halk Savunma Birlikleri (YPG) hemen Güney Kürdistan’daki Sengal’e hareket etmisler ve onbinlerce Êzîdi ile baska insanlari olusturduklari bir koridor üzerinden Rojava’ya kurtarmislardir. Türkiye ve ABD’nin partneri olan Kürdistan Bölge Yönetiminin Pesmergeleri Êzîdilerin bölgesinden taktik bir geri çekilme ile ID’ne saldiri için askerî alan açmislardir. Kuzey Irak’ta direnisi örgütleyen, PKK tarafindan desteklenen ve Suriye’de ID’nin katil sürülerini basariyla geri püskürten YPG’dir. Buna ragmen uluslarasi medyada adlari bile anilmamaktadir. Rojava ile bastan itibaren dayanisma içerisinde olan PKK’nin HPG gerillari koridoru savunmaktadirlar. Her ikisi de solcu Kürt özgürlük hareketinin parçasidirlar. PKK günlerden beri Hewler (Erbil) ve Kerkük’te  Pesmergelerle isbirliginde ID’ne karsi mücadele vermektedir. PKK, ayni YPG gibi siyasi ilkeleri temelinde tutarli olarak sadece Kürtleri degil, bölgedeki bütün insanlari ID’nin katil sürülerine karsi korumaktadir.
Eger Almanya ve Bati Kürtleri gerçekten güçlendirmek ve ID’nin Ortadogu’da zayiflatmak istiyorsalar, o zaman önce Pesmergelere silah yardimini degil, bütün Kürt aktörlerin yardim tedbirler ve siyasi destek olanaklari görüsmelerine almalidirlar, sadece Barzani yönetimindeki KDP’yi degil. YPG ve PKK, basarili bir sekilde ID’ne karsi direnebildiklerini kanitlamislardir. Önemli olan simdi bunun engellenmemesidir. Pesmergeler son yillarda da Êzîdileri, Hiristiyanlari ve Sii Türkmenleri koruyamadiklarini göstermislerdir – PKK olmadan örnegin Mahmus kasabasi yeniden ele geçirilemezdi. Bunun temel nedeni, Pesmergelerin otoriter ve yolsuzluk biçimlerine dönüsen Kürdistan Bölge Yönetiminin emri altinda olmalaridir. Batinin hangi siyasi ve iktisadi kosullarla göndereceginden bagimsiz, verilecek olan silahlarin ID’ningeripüskürtülmesinden sonra ne için kullanilacagi öngörülebilir degildir.

Tüm bu nedenlerden dolayi sunlari talep etmekteyiz.
1) Kusatma altindaki sivillerin kurtarilmasi ve insani yardimin masif bir biçimde genisletilmesi. Sengal’den Rojava’ya kaçan onbinlerce Êzîdi’nin ivedi olarak insani yardima ihtiyaci vardir. Yardim örgütlerinin bu mültecilere ulasmasi olanakli hale getirilmelidir. Bati ve tüm diger aktörler Türkiye’nin Rojava sinirini mülteciler ve yardimlar için hemen açmasi ve ID’ne kapatmasi için ellerinden geleni yapmalidirlar! Bu ambargo insanlari asagilamaktatir ve simdiden bir çok insanin ölümüne neden olmustur.
2) Tüm Ortadogu’ya yönelik silah satisi hemen durdurulmalidir! ID’ni destekleyen Suudi Arabistan, Katar ve Türkiye’ye silah gönderilmemelidir!
3) Almanya’da ve uluslararasi düzeyde PKK yasaginin kaldirilmasi ve Kürtlere yönelik her türlü baskinin sonlandirilmasinin zamani gelmistir! Bugün Kürtler Ortadogu’nun, özellikle Türkiye,Iran, Irak ve Suriye gibi ülkelerin demokratiklestirilmesinin en önemli faktörü olmuslardir. Bu da özellikle PKK’nin demokratik, kurtulusçu ve enternasyonalist çizgisi sonucunda olanakli olmustur. PKK, AB’nin terör listesinden çikarilmali ve hapisteki üyeleri serbest birakilmalidir!
4) Rojava’daki üç demokratik-özerk özyönetim (Cizîre, Kobani ve Afrin) uluslararasi alanda taninmalidirlar, ki ID’ne karsi verdikleri mücadelede basarili olabilsinler ve Suriye’de var olan demokratik pratikleri çözüm önerisi olarak daha genis taninabilsin ve tartisilabilsin. Rojava’nin stabilizasyonunun Irak ve Güney Kürdistan, ayni zamanda Türkiye ve Kuzey Kürdistan için de olumlu etkisi olacaktir. Federal Hükümet Demokratik Birlik Partisi PYD’yi daha fazla siyaseten boykot etmemelidir.
5) Federal Hükümet siyasi ve ekonomik etkisini kullanmali ve Türkiye üzerinde, ID teröristlerine yönelik her türlü destegi sonlandirmasi için etkin baskida bulunmalidir. Lojistik destek, uluslararasi savasçilar (Almanya’dan da), Türkiye üzerinden para ve silah destegi olmaksizin ID Suriye’deki güçlü konumunu uzun süre sürdüremeyecektir.
6) ID’nin örgüt yapilanmari uluslararasi düzeyde kovusturulmali ve parçalanmalidir. ID, ne Almanya’dan, ne de baska bir yerden serbestçe hareket edememelidir. Mali destekçileri – özellikle Körfez ülkelerindekiler – agir yaptirimlara ugratilmalidirlar.


»Türkiye’de demokrasi, Kürdistan’da baris Federal Çalisma Grubunun« Sözcü Konseyi

 

Anmeldung

 

mediumrectangle

 

Wichtige Dokumente ...

Hier findet ihr die ...

 

Mitglieder des SprecherInnenrats:
Ercan Ayboga, Thüringen
Bianca Winter, Hessen
Cansu Özdemir, Hamburg
Mazlum Koc, Bremen
Ayten Kaplan, Nordrhein-Westfalen
Markus Dowe, Nordrhein-Westfalen